Dünyada ne varsa Türkiye'de de o olacak

Dünyada ne varsa Türkiye'de de o olacak

“Ulusal eğitim programımızın, ulusal eğitim siyasetimizin temel taşı; bilgisizliğin yok edilmesidir. Bilgisizlik yok edilmedikçe, yerimizde sayarız. Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir. Bir yandan genel olan bilgisizliği yok etmeye çalışmakla birlikte, öbür, yandan toplumsal yaşamda etkin, yararlı, verimli bir şeyler yetiştirmek gerekir. Bu da ilk ve ortaöğretimin uygulamalı bir biçimde olmasıyla mümkündür. Ancak böylelikle toplumlar, iş adamlarına, sanatçılara sahip olurlar.”

Mustafa Kemal Atatürk

“DÜNYADA NE VARSA TÜRKİYE’DE DE O OLACAK”

Tam da böylesi bir eğitimci, bilim insanı ve iş adamını, hayatının tamamını eğitime adamış bir insanın, aramızdan ayrılışının 2. Yılında; kurucusu olduğu ve bugünlere kadar taşıyan, kuvvetli temeller atarak getirdiği, MEF Okulları Ulus Kampüsü’ndeki törenle önceki gün anıldı…

Basında 1999 yılından itibaren çıkan haberleri salonda şovaleye yerleştirilmiş şekilde sergilenmişti. 

Kokteyl sonrası, başta Arıkan Ailesi olmak üzere, onunla birlikte çalışmış olan emekli öğretmenler, halihazırda görev yapan öğretmenler, basın ve dostlarının katıldığı tören saat 15:00’de başladı.

Dr. İbrahim Arıkan’ı anma açılış konuşmasını yeni mezunlardan ve sunumu üstelenenlerden biri olarak şu anda üniversite öğrencisi Betsi Yeşil yaptı. Günün anlam ve önemi konusunda ise açılış olarak kızı Ebru Arıkan söz aldı. Sn. Ebru Arıkan, babasına yazdığı mektubu paylaştı. Herkesi oldukça duygulandıran bu konuşmada; babası, idolü, öğretmeni, canı babasını, ona duygularını ve özlemlerini aktardı.

Ardından söz alan Dr. İbrahim Arıkan’ın ağabeyi Sn. Cihandar Arıkan ise konuşması sırasında elleri titreyerek, “Bunun oldukça zor olduğunu çünkü onu kardeşi gibi değil bir evlat gibi gördüğünü dolayısı ile bu acının derinliğini”ifade etti. Ve eğitim uğruna yaşamının hemen hemen her alanında yaşadığı zorluklara kısaca değindi.

Ardından MEF Okulları Mezunlar Derneği Başkanı (MOMED) olarak söz alan Sn. Alp Şahin şunları kaydetti:

“Ben ve benden sonraki tüm mezunlar için bize bambaşka bir kapı aralamıştır, o da İbrahim Arıkan’ın evrensel yaşam bakışıdır. Bir şeye inandığınız zaman bunun için önünüze zorluklar çıkabilir ama bu bütünlüğün içindedir. Siz niyet ettiğinizde o iş için sorunlar kadar yollar da açılır, evren işler. Bu yüzden İbrahim Arıkan bir bilgedir. Ve her zaman ondan öğreneceklerimiz çoktur”.

“RÜZGÂRA KAPILARAK HAREKET EDENLER ÇOK”

Anma programına katılamayan çok sayıda milletvekili, iş adamı, büyükelçilikler, hukukçular olmak üzere birçok meslek grubundan insanın mesajları da iletildi. Bunun dışında katılan yoğun topluluk içerisinden öncelikle onunla dirsek temasında bulunan öğretmenler ve diğer kişiler söz aldılar.

Anılarını paylaşan birçok kişi içerisinde Gazeteci Sn. Abbas Güçlü’nün konuşması dikkat çekiciydi:

İbrahim Bey ile zaman zaman çok tartıştığımız olmuştur. Günümüzde de biliyorsunuz rüzgâra kapılarak hareket edenler çok.  Ancak o hiçbir zaman duruşundan ve ilkelerinden taviz vermedi. Biz bir karar verir ve bunu uygulamaya geçecekken, birden olmayacağını öğrenince derdi ki, 'Ben bilmem. Öğretmenler karar verir’. O derece değer verirdi öğretmenlerine. Burada veli olduk, haberci olduk ama İbrahim Arıkan kim olursa olsun,  burada olana birlikte olabilmeyi öğretmiş insandır. İbrahim Arıkan birçok insanın farklıları ile bir arada tutabilmiştir. O yüzden çalışanından tutun, öğrencisine kadar buradan geçmiş insanların içinde kötülük bulamazsınız. Zordur. Bunu öğretmiştir çünkü.”

Son söz olarak neredeyse 20 yıldır yanında güvenlik görevlisi olarak çalışan Sn. Sadık Almaca bir anısını paylaştı:

“Bir gün bir kutlama vardı. Malatya yöresi halay çekiliyor, ben de çekiyorum. Sonra bir baktım, omzumda bir el. Ebru Hanım da vardı orada. İbrahim Bey, “Hadi halay çekelim oğlum” deyip sarıldı. Biz hep birlikte halayımızı çektik. Evet, patrondu. Ama hepsinden önce bir “baba”ydı bizim için”

Sonradan öğrendiğimde daha birçok anımız var diyen Almaca, “Başka bir insandı. Anı çok. Mesela çantasını almak isterdik. Vermezdi. Olur mu hiç”derdi.

GİTMEK FİZİKİ AMA SEVMEK KOŞULSUZ VE SONSUZDUR…

Bir emek koyarsınız ortaya, karşılığında bir kıyafet alır, evinize ekmek götürür, yazlık alır hatta araba bile alabilirsiniz. Ama ortaya konulmuş olan gerçek, tam da İbrahim Arıkan’ın düşünüş felsefesindeki gibi olduysa adil, paylaşımcı, doğrudan yana olarak; yani sevgi bilincinde, onunla ne kazandıysanız o da sonsuza kadar sizinle kalır. Onu anar ve şükredersiniz. Gitmek fiziki ama sevmek koşulsuz ve sonsuzdur… O da bu anlamda inandığı yönetim kademesinde kurmayları,  eğitimcileri ve onun için hayat amacı olan öğrencileri için her yıl hazırlanan ajanda da esası ile anlatmış. Ne kadar ince bir düşünüş değil mi? Sırf bu bile onun yüreğinin asaletini gösterir nitelikte. Yapılamayanı yapmaktan öte düşünülmeyeni düşünmüş olmak; ince bir zeka ve ruh bütünlüğünün güzelliği. Kim bilir? Onun dershanesinden geçen  ve hayalleri olan o gençler şimdi neler yapıyor? Hangi başarıların ortak noktasındalar… Ve onun suyunu içen, ekmeğini yiyen, en alt kademeden en üst kademeye kadar… Emekçileri, öğretmen ve sağ kolları; yaşamın farklı yelpazelerinde açılımlar yaşarken, bir gülüş bırakabilendir hatıratlarında İbrahim Arıkan…

Onun sözleri ile noktalayalım. Gerçekten böylesi vizyona sahip erdemli, vicdan sahibi bir insanın yokluğu, bu günlerde ciddi bir yokluktur.

“ GELECEĞİ BİRLİKTE KURACAĞIZ”

“MEF Eğitim Kurumları olarak 1972 yılından bu yana değişmeyen hedefimiz Ulu Önder Atatürk’ün devrimleri ışığında bilgili, kendine güvenen, çevresindeki sorunlara duyarlı, evrensel çözümler üretebilen, ülkesi ve dünya için büyük başarılara imza atacak çocuklar yetiştirmek oldu.

Anaokulundan, lise son sınıfa kadar uzanan eğitim basamakları, çocuklarımızın yaşamındaki en önemli 13 yıl anlamına geliyor. Çocukluklarını bu yıllarda doya doya yaşıyor ve gençliğe doğru attıkları her adımda yeni yeni sorumluluklar üstleniyorlar.

Öğrencilerimiz, özümsemek kadar araştıran ve sorgulayan bireyler olma niteliğini de böyle bir eğitim ortamında kazanıyorlar. Hayalleri, ürettikleri fikirler ve gerçekleştirdikleri projeler de MEF Eğitim Kurumları’na özgü bu anlayışın zemininde yükseliyor.

Sınırların hızla ortadan kalktığı, her gün biraz daha küreselleşen dünyamızda, evrensel düşünen ve dünya insanı olabilecek nitelikte bireyler yetiştirmenin gerekliliğini, kuruluşumuzdan bu yana her ortamda vurguladık. Bu yıl ajanda sayfalarımıza konuk ettiğimiz öğrencilerimiz bizlere; yalnızca kendimize ve kendi çevremize değil, tüm dünya insanlarına, havaya, suya, toprağa ve barışa duyarlı olmanın önemini çarpıcı cümlelerle hatırlattılar.

Öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Öğrencilerimizi böylesine güzel yetiştiren yönetici ve öğretmen arkadaşlarıma, eğitim çabalarımızda bize destek veren ve başarılarımızı paylaşan siz değerli dostlarımıza teşekkür ediyorum.

Aydınlık ve mutlu bir yıl dileğiyle…

Saygılar sunarım.

İbrahim Arıkan

MEF Eğitim Kurumları Kurucu ve Yönetim Kurul Başkanı 2006 - MEF Ajandası”

İBRAHİM ARIKAN KİMDİR?

1941 yılında Yozgat’ın Salur köyünde doğdu. İlkokul öğretmeni olmak için sınavla Mimar Sinan İlköğretmen Okuluna girdi. Okuldaki başarılarından dolayı, Ankara Yüksek Öğretmen Okuluna seçildi. Ankara Yüksek Öğretmen Okulunu ve Fen Fakültesi Fizik-Matematik Bölümünü 1968 yılında tamamladı. 1968-1971 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümünde asistanlık görevini yürüttü.

1972 yılında MEF (Modern Eğitim Fen) Dershanesini kurdu. 1982’de Türkiye’de ilk kargo şirketi olan Yurtiçi Kargo A.Ş.’yi, 1996 yılında okul öncesi, ilköğretim, lise ve uluslararası okullardan oluşan MEF Okullarını kurdu. 11.02.1996 tarihinde tüm şirketlerini, Arıkanlı Holding A.Ş. şemsiyesi altında topladı.

“İş dünyasında oluşturduğu şirketler, kurduğu sistem ve yarattığı markalar”dan dolayı 16 Nisan 2009 tarihinde “Liderlik Onur Ödülü”ne layık görüldü.

“Başarılı iş hayatının yanında; farklı bir eğitim anlayışıyla kurduğu MEF Eğitim Kurumlarını eğitim dünyasına kazandırması” nedeniyle, kendisine 22 Mayıs 2009 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin saygın üniversitelerinden Roger Williams Üniversitesi tarafından beşeri bilimler dalında “doktora” verildi.

“Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir eğitimci olması, iki yüz bin öğrencinin yetişmesine katkı sağlaması, değişik sanayi ve hizmet sektörlerindeki atılımcı kişiliği ile önder olması” nedeniyle, kendisine 14 Mayıs 2011 tarihinde KKTC Lefke Avrupa Üniversitesi (EUROPEAN UNIVERSITY OF LEFKE) Senatosu tarafından oy birliği ile İşletme Bilim Dalında “Onursal Doktora” unvanına layık görüldü.

Dr. İbrahim Arıkan’ın; “Modern Fizik”, “Biz Bize”, “Orijinal Fikir Üretme ve Yaratıcılık”, “Kurum Başarısı İçin”, “Yöneticiye Mektup”, “Her Durumda Başarmak”, “Kriz Önce Haber Verir Sonra Kapıyı Çalar”, “Tarih Ekonomiyi, Ekonomi Tarihi Oluşturur”, “Ya Yenilenirsin Ya da Yenilirsin” ve “Öğreten Öğretmen Öğrenen Öğrenci” adlı 10 kitabı ile, çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır.

Dr. İbrahim Arıkan, 02 Şubat 2016 tarihinde vefat etmiştir.

Haber Sahibi

Emel Seçen 

Tarih

03 Şubat 2018

Etiketler

2018