Giriş

HESABINIZA giris yapin.

Kullanici adi *
Sifre *
Beni hatirla

Haberler

Bir Sınıfa İki Öğretmen

Türkiye, eğitimde dünya kalitesini yakalamış ve yer yer de geçmiştir. Bu başarı özel okullarla kazanılmıştır. Türkiye’ nin gurur duyacağı böyle bir eğitim kuruluşunu aradığımda, bana MEF okullarını görmemi tavsiye ettiler.

      

 

 

Denktaş: "Kıbrıs'ı hibe etmeyeceğiz''

MEF Eğitim Kurumları ve Özde Bir Özel Dershaneler Birliği Kurumu Başkanı İbrahim Arıkan ve 6 yöneticiden oluşan heyet Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ndeki temas ve incelemelerine başladı.

Girne Amerikan Üniversitesi’ ne ilk ziyaretlerini gerçekleştirmelerinin ardından Lefkoşa’ya gelen heyet Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün Anıttepe’ deki kabrine çelenk koyup saygı duruşunda bulundu. Heyet, daha sonra devlet ve hükümet yetkililerini kapsayan ziyaretlere başladı.

 

Sn. Ebru Arıkan' ın, Dr. İbrahim Arıkan 2 Şubat 2020 Anma Günü Konuşması

 Sevgili dostlarımız, hoş geldiniz.

Bugün burada, Sevgili Babamız, Kurucumuz, Onursal Başkanımız Dr. İbrahim Arıkan’ı, vefatının 4. yılında özlem, sevgi, saygı ve minnetle anmak üzere bir araya geldik.

“Arıkanlı Holding ile yurt içi ve yurt dışındaki iştiraklerinde görev yapan her kademedeki arkadaşım, sahip olduğu tecrübe ve teknolojiyi kullanarak mal ve hizmet üretmekte, yaptığı üretimin ülke ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacağına inanmaktadır. Bu nedenle, yaptığı üretimin kalitesinin en üst düzeyde olmasına özen gösterir.

Tüm çalışanlarımızın özenle uyguladıkları temel çalışma ilkeleri:

  • İşini en iyi şekilde yapmak, işi bir defada doğru yapmak,
  • İşin başlangıcından, müşteriye teslimine kadar geçen her süreçte dürüst olmaktır.”

Bu sözleriyle sevgili babamız duayen eğitimci, başarılı iş insanı Dr. İbrahim Arıkan, 15.000 kişilik bu yapının varlık amacını ve değerler sistemini özetlemiştir. 

Eğitimci kimliği ile anılmak isteyen sevgili babamız, kurucusu olduğu kurumların temelini çok sağlam atmış, toplam kalite anlayışını verimliliği arttırmak üzere tüm süreçlere işlemiştir.

Gelişmek için değişime inanan Kurucumuz, Dr. İbrahim Arıkan, yönergelerimizin belli aralıklarla Genel Kurullarda güncellenmesini çokça önemserdi. Tüm çalışanlar olarak katkı sağladığımız yönergelerimiz sağlıklı büyümeyi, gelişimi, kurum içi sadakati ve sürekliliği sağlamıştır.  Genel Kurul toplantılarımızda, sevgili babamızın değerler sistemine uygun olarak dürüstlük ve sevgi hakim olmuştur.

Meslektaşı fizikçi Einstein gibi, bilimin, her şeyin üstündeki evrensel gücün Sevgi olduğuna inanmıştır. Bilindiği üzere Sevginin zıt duygusu Korkudur. Korkunun olduğu yerde Sevgi barınamaz. İnsan, korktuğu şeyi sevemez.

Sevgili babamız, insanların sevdiği işleri yapması gerektiğine inanırdı. Bu inancı, Üniversiteye Giriş hazırlık çalışmalarını, farklı bir yapılanmaya götürmüş ve bugün ki D-dershane anlayışı ortaya çıkmıştır. Ondan önce, dersler, herhangi bir mekanda gerçekleştirilebilinir, denetimsiz, sağlıksız ve sonuçları ölçülebilir olmaktan oldukça uzak düzenlerde yapılırmış.

Öğrencinin kendini tanıması ve istediği bölümlere yönlendirilmesi gerektiğini görerek, eğitim sektöründe ilk kez Rehberlik birimini kurmuştur. Türkiye genelinde yapılan bu önemli sınavın hazırlık aşamalarının bilimsel yöntemlerle ölçülmesi gerektiğini görerek yine eğitim sektöründe bir ilk olarak Ölçme Değerlendirme birimini kurmuştur. Öğrenci, aile, eğitimci üçgeninin önemini bilerek, Ana – Baba okullarını başlatmıştır.

Konuya, eğitimci kimliği ile yaklaşmasaydı, bu birimler/çalışmalar maliyet getireceğinden eski usul çalışmaya devam etmeyi tercih edebilirdi. Bu, babamız Dr. İbrahim Arıkan’ın mizacına uyan bir davranış olmazdı.

1972’de kurulan, Modern Eğitim Fen Dershaneleri, bugün hala EFSANE olarak anılan çok değerli eğitimcileri bir araya getirerek, Üniversiteye hazırlık sürecindeki köklü değişimi, kısa sürede başarıyla gerçekleştirmiştir. Tüm bu yenilikler, Eğitim Sektörünü dönüştürmeye başlamıştır. 1981 yılında Özel Dershaneler Birliğini kurarak, ülke genelinde bu sağlıklı, güvenilir modeli yaygınlaştırmak üzere kendini adamıştır.

İnsan evladı olarak, kendimizi, doğayı, evreni keşfederek; bulgularımızı yeni bilgiler üretmek için kullanarak, bu bilgilerle yeni düşünceler, yeni yaşam yolları ve yeni değerler sistemleri oluşturarak yeryüzünde yaşamaya devam etmekteyiz. Bunu yaparken, ortaya çıkan gerçek ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek adına icatlarımız ve sistem denemelerimiz olmuştur.

Bunların hepsinin başarılı olduğu, kalıcı olduğu ya da hepsinin insan evladını mutluluğa, refaha kavuşturduğu söylenemez.  Ancak, burada tanımlanan anlamdaki başarının yol ve yöntemleri açıktır. Önden gidenlerin açtığı bu yoldan devam ederek, rehberliklerinden faydalanarak, sevgiyle, cesaretle yola çıkanlar elbette, geleceğe umutla bakabilirler.

“Arkadaşlar! çok çalışacağız, Kimsenin cesaret edemediğini bizler yapacağız, cesur adımlar atacağız, çalışmalarımızın neticesinde elbette ki başarılı olacağız.” Her işinde bu sözlerinin izlerini bulabilirsiniz.

Peki tüm sınırlamalara /engellere rağmen giriştiği her işi, ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden dizayn edebilme özgürlüğünü nereden bulmaktadır?

Kant’a göre “ÖZGÜRLÜK; eylemlerimizin değil, istemelerimizin özelliğidir.” 

Dünyaca tanınmış Felsefecimiz Sn. İoanna Kuçuradi hocamız “Özgür olmak, kişi olarak var olmakla aynı şeydir. Özgürlük, ilk önce, insanın bir değeri olarak, yani, DİĞER eylem olanakları arasında DEĞERLİ EYLEMDE bulunma olanağı olarak görülür” demiştir.

Sevgili babamızın, zorlukları aşarak, öğretmen olmasını sağlayan, yani; kendisine değerli eylemde bulunma olanağını sunan Öğretmeni Sn. İsmet Dolay’ın heykelini yaptırmasının ve okul bahçesine yerleştirmesinin amacı, yöneticilerimize ve öğretmenlerimize değerli eylemlerinin sonuçlarını hatırlatmaktır.

Bilindiği üzere sevgili babamız, “Ağabeyim gibi öğretmen olmak istedim. Yoksa ya Ankara da kapıcı ya da Almanya da işçi olacaktım.” demiştir. İhtimalleri bunlardı.

Dr. İbrahim Arıkan, nasıl bir insan olacağını kendisi belirlemiş ve o seçtiği insan olmuştur. Rol model aldığı Atatürk gibi, ülkemiz de yaşam şartları ve imkanları iyi olmayan çocuklara, gençlere başka alternatiflerin de olduğunu göstererek, bireyleri ve dolayısıyla da toplumu güzel değerlerle buluşturarak, refaha kavuşturmak istemiştir.

1991 yılında MEF Dershanelerince başlatılan ve uluslararası katılımı da sağlayarak devam ettirdiğimiz Liselerarası Fen Proje yarışmamız, bilime gönül vermiş öğrenci ve öğretmenlere katkı sağlamak, projelerini hayata geçirebilmeleri için imkanlara kavuşturmak, YANİ; gençlere ve eğitimcilere değerli eylemde bulunma olanağı sağlamayı amaçlamıştır.

Burada, birkaç örnekle babamız Dr. İbrahim Arıkan’ı anlatmaya çalıştım.

Ülkemiz eğitim sektöründe üstlendiği dönüştürücü rolü, ilk olarak Üniversiteye giriş çalışmalarında, devamında Ana Okulundan liseye kadar, 8 yıllık araştırma ve geliştirme çalışmaları sonrasında 21. yüzyılın insanını yetiştirmek üzere kurduğu MEF Okullarında ve son eseri olan MEF Üniversitesinde gerçekleştirdiği ilkler ile eğitimin tüm aşamalarında hizmet etmiştir.

Bir dönem de sürücü kursları ile trafik eğitimine de katkı sağlamak istemiştir.

Yine aynı şekilde, ülkemiz de taşımacılık sektörünü bugün ki çağdaş yapıya kavuşturmuş, Ambarlar döneminden kapıya kadar taşımacılık yapılmaya başlanan döneme geçilmiştir. Yurtiçi Kargo, sektörün mevzuatını yazan bir kurum olmakla kalmamış, Türkiye de iş yapış şekillerini kökten değiştirmiştir. Ekonomimize önemli katkılar sağlamıştır.

Bir toplumun refahı sanıldığı gibi önce ekonominin düzeltilmesiyle değil, ÖNCE sosyal olarak hedeflerine ulaşabilmesiyle mümkün olur. Bu da eğitim sisteminde iyi yetişen gençler, Öğretmenler, doktorlar, mühendisler, hukukçular ile mümkündür.

Sevgili babamız arkasında yüzyıllarca taşınacak izler bırakmıştır.

Ne söylesem, hep bir tarafı eksik kalacaktır.

Dr. İbrahim Arıkan, kendisini gerçekleştirdikçe yeni projeler geliştirmiştir. Bu da, Özgür insanların kaçınılmaz sonudur aslında.  

Gözlemlediğim kadarıyla, başarılı insanların özellikleri arasında, özgürlüğü hazmetmiş olmaları yer alıyor.

Dr. İbrahim Arıkan’ın çok sevilip, sayılıyor olmasının nedeni, belirlediği varlık amacı ve bu amacı gerçekleştirirken eylemleriyle, etik değerleri korumak üzere seçimler yapmış olmasıdır. Cenazesindeki insan selinin sebebi de budur.

Dört yıl önce bugün, sabaha karşı kaybettiğimiz sevgili babamız Dr. İbrahim Arıkan’ı ve kocaman ailesinin ebedi istirahate kavuşmuş tüm üyelerini sevgi, saygı, özlem ve minnetle anıyorum.

Bugün aramızda bulunan ya da bulunamayan tüm dostlarına, sevenlerine hayırlı, uzun ömürler diliyorum.

 

Saygılarımla,

Fahrelnissa Zeid' in "Üç Kişilik Oyun"

Fahrelnissa Zeid'in "Üç Kişilik Oyun"

..bir portreyle kendinizi üç karakterin olduğu bir tiyatroda bulursunuz. Poz veren bir insan - model vardır, ressam vardır, bir de sadece modelin yüzüne bakarak değil, başka şeylere bakarak yaratmak zorunda olduğunuz üçüncü bir karakter."

Sergiye ve eserler hakkında detaylı bilgilere, sesli bir rehberli sanal turla ulaşmak mümkün. Tura, Dirimart sitesinden ulaşabileceğiniz gibi da resimden direkt olarak girebilirsiniz.

Türkiye’de modernizmin önde gelen isimlerinden Fahrelnissa Zeid’in gençliğinde yapmaya başladığı ve 1975’te Amman’a taşındıktan sonra hayatının son döneminde ağırlık verdiği portrelerinden bir seçki sunan "Üç Kişilik Oyun" başlıklı kişisel sergisi Dirimart'ta 26 Şubat’tan 5 Nisan’a kadar sürdü. Açılışa Fahrelnissa Zeid'in oğlu Prens Raad bin Zeid, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı S. Ekrem İmamoğlu gibi önemli isimler katıldı.

Fahrelnissa’nın 1960–1972 dönemi portreleri iki kategoride incelenebilir. Galericilerinin, onların ailelerinin ve arkadaşlarının yüzlerini ve gövdelerini resmeden portreler ve en yakınlarının yüzlerinin çok yakından betimlendiği psikolojik içerikli portreler. Madame Charles Estienne ve Maurice Collis’in portreleri ikinci kategoriye girer. Bu portrelerde modelin kişiliği sanatçının algıladığı biçimde figürün gözleriyle aktarılır, ten soyut bir yüzeye dönüşür, yüzler umulmadık renklerin üst üste gelmesiyle yeniden yapılanır. 

Fahrelnissa, 1949’da nüfuz sahibi eleştirmen Charles Estienne ile, Paris’teki ilk kişisel sergisini açan galericisi Colette Allendy sayesinde tanışır. Estienne’in 1952 tarihli aynı adlı karma sergiyle ilan ederek kurduğu Nouvelle École de Paris grubuna dahil olur, yedi yıl boyunca grubun ilk sergisi dahil pek çok sergisine katılır. Fahrelnissa bu dönem Paris’te dört kişisel sergi açar. Estienne soyut resmin coşkulu bir savunucusudur, grup da dönemin soyut tartışmalarının merkezindedir. Fahrelnissa Kandinski başta olmak üzere soyut üzerine çeşitli okumalar yapar, bu tartışmalara dahil olur, en önemli soyutlarını bu dönemde üretir. Sanatçı, eleştiri ve katalog yazıları, röportajlarıyla, ortak sergi projeleriyle kendisine uzun yıllar destek veren Charles Estienne’i ve karısını yaptığı portrelerle ölümsüzleştirmiştir. 

Döneminin Londra ve Paris’indeki çağdaşları Lucien Freud ve Francis Bacon’un portrelerini hatırlarsak, Zeid’in portrelerinin sanat tarihinin önde gelen isimleriyle benzer ifade biçimleri yakaladığını söyleyebiliriz. Madame Charles Estienne portresi Fahrelnissa Zeid'in portre sanatını anlatmakta çok kilit bir noktada. Bu portre soyut bir resme dönüşür, bu kişinin yüzü gerçekçilikten uzak, olmayacak renklerle resmedilir. Mavi saçlı mor gözlü kişi, Zeid’de uyandırdığı hislere göre tuvalde belirir. Madame Charles Estienne portresinde perspektifte kayma, oranlarda hatalar gözlemliyoruz, adeta geniş açılı bir mercekten bakıyormuş gibi özellikle gözlere yaklaşarak onları mavi, kırmızı ve morları resmetmiş Fahrelnissa. 

Fahrelnissa’ya göre portre, “bir biçim değildir. Ondan çok daha kuvvetli, onun çok ötesinde bir şeydir. Bir portreyle kendinizi üç karakterin olduğu bir tiyatroda bulursunuz. Poz veren bir insan - model vardır, ressam vardır, bir de sadece modelin yüzüne bakarak değil başka şeylere bakarak yaratmak zorunda olduğunuz üçüncü bir karakter. Bu, modelin önceki hayatını, o biçimlerin, onun ifadesinin ötesinde keşfetme meselesidir, lakin bu kadar ileri gittiğinizde kendinizin de derinliklerine, bir kavrayışa ulaşırsınız. Günü, saati, ânı unutursunuz. Gizemli bir seyahate çıkarsınız” (İç Dünyaların Ressamı, s. 236-237).

Kaynak; Dirimart

 

Dr. İbrahim Arıkan adına Bilim, Sanat ve Oyun Parkı kurulacak

Arıkan adına Bilim, Sanat ve Oyun Park kurulacak Silivri Belediyesi ve Antenli Holding A.Ş. işbirliğinde merhum Dr. İbrahim Arıkan adına Bilim, Sanat ve Oyun Parkı kurulacak. SİLİVRİ BELEDİYE Başkanı Volkan Yılmaz ve Arıkanlı Holding A.Ş.'nin kurucusu merhum Dr. İbrahim Arıkan' in kızı Ebru Arıkan, geçtiğimiz gün bir araya gelerek, yapımı Silivri Belediyesi tarafından planlanan "Dr. İbrahim Ankan Bilim, Sanat ve Oyun Parkı" için incelemelerde bulundu. Başkan Yılmaz, park projelerine desteklerinden dolayı Ebru Arıkan' a belediye adına teşekkür etti.

© 2020 ebruarikan.com - Powered by Ozan Guner