Sn. Ebru Arıkan' ın, Dr. İbrahim Arıkan 2 Şubat 2019 Anma Günü Konuşması

Sevgili Babamız, Dr. İbrahim Arıkan ’ı dostları ve sevenleriyle birlikte anmanın hüznünü ve mutluluğunu bir arada yaşadık, 2 Şubat’ta.  Babamız için ne söylesem ne yapsam eksik kalır.

SENİ ÇOK ARIYORUZ!


Sevgili Dostlarımız, Hoşgeldiniz.

Bugün burada, sevgili babamız, Dr. İbrahim Arıkan’ı, vefatının 3. yılında özlem, sevgi, saygı ve minnetle anmak üzere biraraya geldik.  “Hayat tecrübesi, yapılan hatalara ödenen bedellerin bileşkesidir. Her hatamında bedelini ödediğimi zannediyorum. Doğru yaptıklarımı hiç hesaplamadım. Çünkü insanlar doğruları yapmak üzere programlanmışlardır.”  Bu sözler, hayatta ki  düşlerini gerçekleştirmiş ve hayal etmeyi hiç bırakmamış olan; öğrenciliğinde, öğretmenlik ve iş hayatında bir çok başarıya ilk’e imza atmış olan, babamız Dr. İbrahim Arıkan’ın 2010 yılında yayınladığı bir kitabından alıntıdır.

Yine, izlediğimiz kısa hayat hikayesinde görüyoruz ki; insanlar başarılı olduklarında  mücadeleleri bitmiyor, başarısız olduklarında da!  İnsanın başarılı ve başarısız olduğunda ki hisleri elbette aynı değildir. Bunun farkına vararak, pozitif tarafta kalınarak, birlikte yükselinebileceğinin, ezmeden, yıkmadan yaratılabileceğinin en iyi örneğidir,  Dr. İbrahim Arıkan. Yapıcı, birleştirici, uzlaştırıcı üslubu ve kolektif bilinciyle gerçek bir müzakere üstadı olan babamınızın “Her ne yapıyorsan yap, en iyisini yap” sözü hala kulaklarımdadır.

Toplumlar, bireylerinin kendilerine koydukları hedefler doğrultusunda en doğrusunu yapmaya gayret göstererek, hatalarından ders çıkararak, tüm olumsuz görünen şartlara rağmen kararlılıkla çalışarak refaha kavuşabiliyor. “Karanlığa söyleneceğine bir mum yak” demiyor mu bilge kuramcı Konfücyus. Biliyoruz ki, gelecek her zaman geçmişte yakılan bir ışığın parıltısıyla kurulur. Ve hiç bir başlangıç kolay değildir.  Hele alışılmışın dışında işler yaparak, ideali hedefleyerek, kalıcı eserler sunmak isteniyorsa!

Babamız, Dr. İbrahim Arıkan’ı  siz kıymetli dostlarıyla beraber anmanın onuru ve mutluluğu benim için tarifsiz. Babamızın hayatına dokunan herkesi, bu kocaman ailesini gençlerin de tanımasını  çok arzu ederim. “Arkadan gelenler önden gidenlerin ne zorluklarla yolu açtığını bilmezler” diye okumuştum bir yerde. Bu zorlukların nasıl aşıldığını dinleyerek, öğrenerek  hayata başlayanlar,  şüphesiz çok kıymetli rehberlere kavuşmuş olurlar. Biliyoruz ki, bir ailenin temelinde, aile bireylerince paylaşılan ortak değerler vardır ve bu değerler o aileyi korur, bireylerini güçlendirir. Zorluklarla baş edebilmek adına yüreklendirir.  Evet! Belirsiz, kaygan ve karmaşık bir dünyada yaşıyoruz. Bununla beraber, Ne mutlu bize ki, doğruların ve bedeli ödenmiş yanlışların üzerine inşa edilmiş bir mirasımız var.  Değerlerimiz ve bu değerler üzerinde yükselen kurumlarımız var. 

Babamız, yine aynı kitabında “Dileğim, dünyanın yaşadığı ekonomik krizlerle oluşan çalkantılı bu dönemin bir an önce atlatılması ve tüm insanların sakin bir dünyada mutlu yaşamalarıdır.” diye yazmıştı. Hepimiz şahidiz ki; yalnızca dilemekle kalmamış, zorluklarla dolu hayatında azimle,  tüm varlığını ortaya koyarak, topluma fayda sağlayacak önder kurumlar bırakmak için canını dişine takarak çalışmış, mücadale etmiştir. Şüphesiz, bir kurumun kuruluş felsefesi ancak kurucusunu yakından tanıyarak içselleştirilebilinir. Bu da kurumların varlığını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Ben de kızı olarak bütün kalbimle diliyorum ki; babamız Dr. İbrahim Arıkan’ının emekleri boşa gitmesin, onun girişimci kişiliği, karakterini oluşturan duygu, düşünce ve davranışları, değerleri, kurumları nesilden nesile aktarılabilsin.  Daim olsun. 

Bugün aramızda bulunan yada bulunamayan tüm dostlarına, sevenlerine hayırlı, uzun ömürler diliyorum. Yanımızda olduğunuz için teşekkür ediyorum.

 

Saygılarımla.


Yazdır   e-Posta